Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Suriye'nin Deyrizor bölgesinde yaklaşık 73 ton doğal uranyum ve gizli bir nükleer reaktör altyapısı bulunduğunu açıkladı. Eski Esad rejiminin nükleer faaliyetleri, şimdiki Şam yönetiminin iş birliğiyle aydınlatılıyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından yapılan son açıklamalar, Suriye'nin nükleer geçmişine dair önemli bilgileri gün yüzüne çıkardı. Ajans, Suriye'nin Deyrizor bölgesinde gerçekleştirdiği saha gözlemlerinde nükleer reaktör altyapısıyla uyumlu soğutma sistemlerinin tespit edildiğini duyurdu. Bu keşif, Suriye'nin yıllardır gizemini koruyan nükleer programına ışık tutarken, bölgedeki jeopolitik dengeler açısından da yeni bir dönemin kapısını araladı.
Raporda ayrıca, aynı sahada yaklaşık 73 ton doğal uranyumun varlığı doğrulandı. Bu uranyumun büyük bir kısmı, 55 tonu 8 bin 808 adet yakıt çubuğu şeklinde bulunurken, geri kalan 18 tonu ise uranyum hurdası ve atıklardan oluşuyor. UAEA, eski Esad rejiminin bu reaktörü ve ilişkili nükleer malzemeleri geçmişte ajansa bildirmekten kaçındığını özellikle vurguladı.
Gizli Nükleer Faaliyetlerin Detayları
UAEA raporunda yer alan bilgilere göre, tespit edilen yakıt çubuklarının devrik rejim döneminde ayrı bir tesiste imal edildiği belirlendi. Bu durum, Suriye'nin nükleer kapasitesine dair uzun süredir devam eden spekülasyonları somut verilerle destekledi. Ajans, geçmişe dönük denetim dosyalarının tamamlanma aşamasına geldiğini, bunun da Şam hükümeti tarafından sağlanan erişim ve bilgiler sayesinde mümkün olduğunu kaydetti.
UAEA, Suriye'de devrik rejim döneminden kalan nükleer faaliyetler ve belirsizliklerle ilgili soruşturmalarda önemli ilerleme kaydedildiğini bildirdi. Şam yönetiminin bu süreçte tam bir şeffaflıkla iş birliği yaptığı belirtilirken, ajansın kazı çalışmaları ilerledikçe sahadaki faaliyetleri yakından izlemeye devam edeceği ifade edildi.
Şeffaflık ve İş Birliği Süreci
Suriye Atom Enerjisi Komisyonu Başkanı Mudar el-Okla, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Suriye'nin geçmiş rejim dönemine ait nükleer konuları çözüme kavuşturmak adına ciddi ve şeffaf adımlar attığını belirtti. El-Okla, UAEA ekiplerine talep edilen tüm saha ve tesislere tam erişim izni verildiğini ve gerekli belgelerin sağlandığını vurguladı. Bu iş birliği, uluslararası toplumun Suriye'nin nükleer programına olan güvenini yeniden tesis etme yolunda kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yapılan denetimler kapsamında, Deyrizor'daki el-Kibar sahası ile ilişkili diğer tesislerde incelemelerin tamamlandığı ve yaklaşık 73 ton doğal uranyumun tespit edilerek UAEA güvence denetimleri altına alındığı bildirildi. El-Okla, 'UAEA raporu, Suriye’nin uluslararası ajans ile yürüttüğü çalışmalardaki açıklık düzeyini yansıtmaktadır. Tüm nükleer malzeme ve sahaların güvence altına alınması, uluslararası güveni pekiştiren kritik bir adımdır' ifadelerini kullandı.
Geleceğe Yönelik Adımlar ve Güvenceler
Suriye'nin uluslararası ajansla yürüttüğü bu şeffaf iş birliği, ülkenin nükleer programının geleceğine dair önemli sinyaller veriyor. El-Okla, Suriye’nin önümüzdeki dönemdeki hedefinin, sağlık, enerji, gıda ve su gibi alanlarda nükleer bilim ve teknolojinin barışçıl kullanımını yaygınlaştırmak ve ulusal kalkınmayı desteklemek olacağını sözlerine ekledi. Bu açıklama, Suriye'nin nükleer enerjiyi sivil amaçlar doğrultusunda kullanma arzusunu ortaya koyuyor.
UAEA'nın Suriye'deki nükleer faaliyetlere ilişkin denetimlerinin devam edeceği ve uluslararası toplumun bu süreci yakından takip edeceği belirtildi. Suriye'nin geçmişteki gizli nükleer programının aydınlatılması, bölgesel ve küresel nükleer güvenlik açısından önemli bir gelişme olarak kabul ediliyor.