İsrail ordusunun 18 Ağustos 2026'da Suriye'nin İdlib ilindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği hava saldırısı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. Suriye'nin egemenliğini ihlal eden bu eyleme Türkiye ve Ürdün başta olmak üzere birçok ülke sert tepki gösterdi.
İsrail ordusuna ait savaş uçaklarının 18 Ağustos 2026 tarihinde Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırı, Suriye'nin egemenliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. Dünyanın farklı bölgelerinden çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluş, saldırıyı kınayan açıklamalarda bulundu.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği hava saldırısını kınayarak, saldırının Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık ihlali olduğunu bildirdi. Açıklamada, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının 8 Aralık 2024'ten bu yana sürdüğüne işaret edildi ve Suriye hükümetinin itidal politikası izleyerek istikrarı sağlamlaştırmaya ve gerilimi önlemeye çalıştığı ifade edildi.
Ankara ve Amman'dan Sert Tepki
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırıları 'güçlü şekilde' kınadı. Açıklamada, İsrail'in Suriye'nin altyapısını ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden saldırılarının pervasızca sürdüğü vurgulandı.
Ankara, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, 'İsrail'in Suriye'ye yönelik her geçen gün yeni bir boyut kazanan saldırganlığına son verilmesini teminen daha kararlı bir tutum sergilenmesi ve uluslararası hukuku hiçe sayan bu eylemler karşısında hesap verebilirliğin sağlanması için' adım atılmasını talep etti.
Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da İsrail'in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na saldırı düzenlemesinin Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğu belirtildi. Ürdün, İsrail'in 'gerekçesiz düşmanca saldırısını' kınayarak, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.