Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı'nın yeni bir genelgesi, kamuoyunda 'er eve yasası' olarak bilinen düzenlemenin eğitim-öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden biri olacağını vurguluyor. Bu karar, sivil toplum kuruluşları ve eğitim sendikaları tarafından yoğun eleştirilere maruz kaldı.
Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni bir genelge, eğitim camiasında ve kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Genelgede, kamuoyunda 'er eve yasası' olarak bilinen yasal düzenlemenin, eğitim-öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden biri olacağı açıkça belirtildi. Ayrıca, bu yasanın bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri haline getirileceği vurgulandı.
Genelgenin Detayları ve Atatürk Vurgusu
Bakanlık, bu amaç doğrultusunda eğitim ve öğretim yılının ilk haftasında ve yıl boyunca bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda çeşitli etkinlikler planlanacağını duyurdu. Genelgenin ilgili bölümünde, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün “Gerektiğinde vatan için tek bir kişi gibi tek vücut olmuş azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet, elbette büyük geleceğe layık ve aday olan bir millettir.” sözüne de atıfta bulunuldu.
ADD'den Sert Eleştiriler
Yayımlanan genelgedeki bu bölüme ilişkin olarak Atatürk Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt'tan sert tepkiler geldi. Bozkurt, 'Her ulus nasıl yurttaşlar istiyorsa ona göre eğitim programı hazırlar. Siz kalkıp da 13-14 yaşındaki çocukları böyle bir günlük siyaset tartışmasının içine nasıl çekersiniz?' ifadelerini kullandı. Bozkurt, bu durumu Osmanlı'nın Sevr'i okullara ders olarak koymasına benzeterek, 'Bakanlığın işi er eve yasayı savunmak mı yoksa Türk çocuklarını dünya çocuklarıyla yarışabilecek şekilde donatmak mı?' diye sordu.
Hüsnü Bozkurt, ayrıca Bakan Tekin'e yönelik eleştirilerde bulunarak, 'Sen milyonlarca öğrenciye yemek verilsin teklifini reddediyorsun sonra ‘Birinci görev utanmadan er eve yasa savunmaktır’ diyorsun' tepkisini gösterdi.
Eğitim-İş Sendikası'ndan İdeolojik Propaganda Uyarısı
Bir başka tepki de Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay'dan geldi. Özbay, çocukların şiddeti reddeden, farklılıklarla birlikte yaşamayı bilen; hukuka, demokrasiye ve insan haklarına bağlı bireyler olarak yetişmesinin eğitim sisteminin temel görevlerinden biri olduğunu anımsattı. Terörün sona ermesinin, toplumsal barışın ve kardeşliğin güçlenmesini arzu ettiklerini vurguladı.
Özbay, Millî Eğitim Bakanlığı'nı yıllardır tarikat ve cemaatlere, vakıf ve dernek adı altında faaliyet gösteren iktidar yanlısı yapılara, iktidarın ve ortaklarının gençlik örgütlerine okulların kapılarını açmakla suçladı. Kadem Özbay, 'Şimdi de tartışmalı bir siyasi süreci devlet iradesi ilan ederek eğitimin tavizsiz önceliği ve ana hedefi hâline getirmesi tesadüf değildir. Bu, okulları iktidarın ideolojik ve siyasi propaganda alanı olarak gören anlayışın yeni bir adımıdır' ifadelerini kullandı.
Meclis çoğunluğunun kabul ettiği her düzenlemenin, toplumun ortak iradesi olarak sunulamayacağına dikkat çeken Özbay, 'Hiçbir iktidar kendi siyasi tercihini devletin değişmez iradesi hâline getirerek çocuklara benimsetemez. Devlet ile iktidarı özdeşleştiren bu anlayış; eğitimi bilimsel v' ifadeleriyle eleştirilerini sürdürdü.