Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında tesis edilen Mekke İttifakı'nın bölgesel bir saldırı misyonu taşımadığını, aksine bir savunma ve ortak caydırıcılık paktı olduğunu açıkladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan Mekke İttifakı'nın niteliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ankara'da Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Bakan Fidan, anlaşmanın bir saldırı paktı olmadığını net bir şekilde ifade etti.
Bakan Fidan, ittifakın askeri müdahale veya işgal amaçlı olmadığını vurgulayarak, tamamen meşru savunma hakkı kapsamında kurgulandığını belirtti. Fidan, “Türkiye başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak. Anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman, savunması için yanında olursunuz. Bu saldırı anlaşması değil” ifadeleriyle anlaşmanın temel prensibini açıkladı.
Avrupa Güvenliği ve Türkiye'nin Rolü
Basın toplantısında Avrupa'nın güvenliği de gündeme geldi. Bakan Fidan, Avrupa'nın güvenliğinin Türkiye'nin imkan ve kabiliyetlerinden bağımsız düşünülemeyeceğinin altını çizdi. Güvenlik politikalarında kalıcı adımlar atılmadan önce kapsamlı değerlendirmeler yapılmasının önemine işaret eden Fidan, aksi takdirde sonuçların çok geç kalınmış olabileceği uyarısında bulundu.
Karadeniz'deki Gerilim ve Küresel Gıda Güvenliği
Fidan, savaşın Karadeniz'e yayılarak sivil deniz ticaretini ve küresel gıda güvenliğini tehdit ettiği uyarısında bulundu. Türkiye'nin savaşın başlangıcından bu yana çatışmaların Karadeniz'e sıçramaması için yoğun çaba gösterdiğini belirten Fidan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanmasını ve Karadeniz Tahıl Girişimi’ni bu yaklaşımın somut örnekleri olarak gösterdi.
Gelinen aşamada savaşın Karadeniz’e yayılmakta olduğunu ifade eden Bakan Fidan, farklı cephelerde genişleyen çatışmaların etkisinin bölgede de hissedildiğini kaydetti. Sivil gemilere yönelik saldırıların can, mal, seyir ve çevre güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Fidan, Karadeniz’in yeni bir çatışma cephesine dönüşmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Rusya ve Ukrayna’nın birbirlerine karşı askeri üstünlük sağlama çabalarının Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliğini ciddi biçimde etkilediğini sözlerine ekledi.