Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonda bir kadının ev halindeki görüntülerinin sızdırılması, Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu tarafından Meclis gündemine getirildi. Tanrıkulu, özel hayatın gizliliği ve veri güvenliği ihlallerine dikkat çekti.
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 1 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen operasyon sırasında, bir kadının ev halindeki görüntülerinin polis kamerasıyla kaydedilip basına sızdırıldığı iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşındı. Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, konuyu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesiyle gündeme getirdi.
Operasyon kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in de aralarında bulunduğu 59 kişinin gözaltına alındığı belirtilirken, konut aramaları sırasında kaydedilen görüntünün kamuoyuna servis edilmesi büyük tepki topladı. Tanrıkulu, söz konusu kadının itirazlarına rağmen kaydın devam ettirildiğini ve daha sonra çeşitli basın mecralarında yayımlandığını vurguladı.
Hukuki İhlaller ve Gizlilik Vurgusu
Milletvekili Tanrıkulu, bu durumun Anayasa’nın 20'nci maddesinde korunan özel hayatın gizliliği ilkesiyle çeliştiğini belirtti. Ayrıca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 157'nci maddesindeki soruşturmanın gizliliği ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ilkelerinin de ihlal edildiğine dikkat çekti.
Tanrıkulu, önergesinde görüntünün hukuki dayanağını ve kurum dışına nasıl sızdırıldığını sordu. Sızıntının arkasında kamu görevlilerinin rolü olup olmadığını, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mersin Valiliği veya Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda herhangi bir talimat verilip verilmediğini de sorguladı.
Sorumluluk ve Denetim Çağrısı
Sezgin Tanrıkulu, sorumlular hakkında Mersin Başsavcılığı veya idari birimlerce adli ya da idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığını öğrenmek istediğini ifade etti. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.
Önergenin son bölümünde, kolluk personeline yönelik eğitimlerin ve kurumsal denetim mekanizmalarının önemi vurgulandı. Tanrıkulu, operasyonlarda kadınların ev içindeki mahremiyetlerinin korunması amacıyla personele özel bir eğitim verilip verilmediğini sordu ve benzer ihlallerin önüne geçmek adına ülke genelinde bağımsız ve bağlayıcı yeni bir veri koruma protokolünün hayata geçirilip geçirilmeyeceğini de gündeme getirdi.