Rusya'ya ait bir dron, eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın geçişinden kısa süre sonra Ukrayna'da Polonya sınırına yakın bir yolcu trenini hedef aldı. Bu olay, Avrupa kamuoyunda geniş yankı buldu.
Rusya'ya ait bir dron, Ukrayna'da Polonya sınırına yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta, Kiev-Varşova hattında seyreden bir yolcu treninin lokomotifini hedef aldı. Bu saldırı, eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın aynı güzergahtan geçişinden dakikalar sonra gerçekleşti ve olayın zamanlaması Avrupa'da dikkatleri üzerine çekti.
Saldırının Detayları ve Zamanlaması
Saldırı anında lokomotifin tahliye edildiği ve olayda herhangi bir ölü ya da yaralının bulunmadığı bildirildi. Rus dronunun hedef aldığı noktanın Polonya sınırına yalnızca birkaç kilometre uzaklıkta olması, saldırının coğrafi önemini artırdı. Johnson'ın Kiev'den ayrıldığı trenin saldırıya uğramadığı ve kendisinin olaydan zarar görmediği teyit edildi.
Kremlin'den Johnson'a Yönelik Suçlamalar
Bu gelişmenin ardından, Kremlin'in uluslararası ekonomik iş birliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriev, 21 Temmuz'da X hesabından yaptığı bir paylaşımda Boris Johnson'ı Rusya ile Ukrayna arasındaki barış girişimlerini "sabote etmekle" suçladı. Dmitriev'in bu suçlaması, Mart 2022'de İstanbul'da gerçekleştirilen ancak başarısızlıkla sonuçlanan barış görüşmelerine atıfta bulunuyordu.
Dmitriev, Johnson'ın bir askeri İHA üreticisinden 1 milyon sterlin bağış aldıktan sonra imzalanmaya hazır barış anlaşmasını sabote ettiğini iddia etti. Bu iddiada sözü edilen "İHA üreticisi"nin, Ukrayna'ya askeri teçhizat sağlayan bir şirkette hisseleri bulunan İngiliz iş insanı Christopher Harborne olduğu düşünülüyor.
Bağış ve Şeffaflık Tartışmaları
Harborne, Boris Johnson'ın başbakanlıktan ayrılmasından yaklaşık iki ay sonra, Kasım 2022'de eski başbakanın ofisine 1 milyon sterlin bağış yapmıştı. Daha sonra sızdırılan belgeler, Harborne'un Eylül 2023'te Johnson'a Ukrayna ziyaretinde eşlik ettiğini ve bu ziyarette üst düzey yetkililerle görüştüğünü ortaya koydu.
Bu bağış ve ziyaret ilişkisi, 10 Ekim 2025'te The Guardian'da yayımlanan bir haberde ayrıntılı biçimde incelenerek şeffaflık tartışmalarına yol açtı. Ancak haberde, Johnson'ın bağış karşılığında siyasi karar aldığı ya da Ukrayna-Rusya barış görüşmelerini engellediğine dair herhangi bir kanıt ortaya konulmadı.