Eylül ayında açıklanacak Yeni Orta Vadeli Program (OVP) öncesinde, Mehmet Şimşek'in ekonomi programında sanayi kesiminin talepleri doğrultusunda devletçi bir revizyonun işaretleri belirginleşiyor. Yüksek faiz ve güçlü TL'den etkilenen sanayi, özel kredi destekleriyle rahatlatılmaya çalışılıyor.
Eylül ayında açıklanması beklenen Yeni Orta Vadeli Program (OVP), ekonomi yönetiminin gelecek dönem stratejilerini şekillendirecek. Geçmiş tecrübeler ışığında rakamsal hedeflerden ziyade, Mehmet Şimşek liderliğindeki ekonomi programının üç yılı aşkın uygulama sonrası hangi yöne evrileceği daha büyük bir önem taşıyor. Mevcut program; yüksek faiz, değerli Türk Lirası, kredi sınırlamaları, iç talebin baskılanması ve ücret artışlarının kontrol altında tutulması üzerine kurulu.
Bu politikalar dış finansmana erişim, rezerv birikimi ve kur istikrarı gibi alanlarda olumlu sonuçlar üretse de, hayat pahalılığı krizini sonlandırmadı. Aksine, alım gücü eriyen geniş toplum kesimlerinin maliyetini artırdı. Programdan olumsuz etkilenen bir diğer kesim ise, döviz kuru rekabetçiliğine ve düşük ücretlere dayalı emek yoğun sektörler başta olmak üzere sanayi sermayesi oldu. Bu kesim, son dönemde ciddi zorluklar yaşamaya başladı.
Sanayi Kesiminden Gelen Revizyon Talepleri
İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere, Anadolu'daki sanayi odaları ve şirket yöneticilerinden oluşan geniş bir kesim, finansmana erişim, yüksek faiz oranları ve değerlenen Türk Lirası konusunda ekonomi yönetimine yoğun baskı uyguluyor. Bu talepler, programın tamamen terk edilmesinden ziyade, belirli sektörlere yönelik seçici kredi kanallarının açılması yönünde yoğunlaşıyor.
Yeni Kredi Destekleri ve Kamu Katkısı
Sanayi kesiminin bu talepleri doğrultusunda, 13 Temmuz'da açıklanan destek paketi dikkat çekti. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limiti 750 milyar liraya yükseltildi. İmalat sanayisine yönelik olarak 250 milyar liralık ek uygun koşullu kredi imkanı sunuldu. Ayrıca, finansman maliyetinin 12 puanının kamu tarafından karşılanması kararlaştırıldı. Bu adımlarla, yüksek faiz rejimi değiştirilmeden, belirli sermaye kesimleri için kamu kaynaklarıyla daha ucuz bir finansman kanalı açılmış oldu.
OVP'nin Geleceği: Geçici Destek mi, Kalıcı Politika mı?
Yeni OVP'nin bu revizyon tartışmalarının gölgesinde hazırlanması, kritik bir soruyu gündeme getiriyor: Açıklanan kredi destek programları geçici bir istisna olarak mı kalacak, yoksa yeni ekonomi politikasının kalıcı bir parçasına mı dönüşecek? Ekonomi yönetiminin sanayi sermayesinin revizyon taleplerine kredi genişlemesiyle karşılık vermesi önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Asıl önemli olan ise, bu seçici kredi genişlemesinin bütünlüklü bir sanayi politikası çerçevesinde tasarlanıp uygulanması olacak.