ABD arabuluculuğunda Ürdün'de bir araya gelen Suriye ve İsrail yetkilileri, Türkiye ile İsrail arasındaki mevcut gerilimi ve İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını ele aldı.
ABD arabuluculuğunda Ürdün'de gerçekleşen kritik görüşmede, Suriye ve İsrail heyetleri masaya oturdu. Bu sürpriz buluşma, İsrail'in 18 Ağustos'ta Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'nü, Türkiye'nin olası askeri varlığını gerekçe göstererek vurmasının ardından gerçekleşti.
Görüşmeye Suriye Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani ile İsrail istihbarat teşkilatı Mossad'ın Başkanı Roman Gofman katıldı. Tarafların ana gündem maddelerinden biri, Türkiye ile İsrail arasındaki görüş ayrılıklarını azaltmak ve mevcut gerilimin Suriye topraklarına yansımasını engellemek oldu.
İsrail Saldırıları ve Bölgesel Mekanizma İddiası
Toplantıda öncelikli olarak İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarının durdurulması konusu ele alındı. Ayrıca, İsrail ile Suriye arasındaki güvenlik görüşmelerinin yeniden başlatılması ve kapsamlı bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin canlandırılması üzerinde duruldu.
Uluslararası haber ajansı AFP'nin iddialarına göre, görüşmede Ürdün'de ABD gözetiminde özel bir operasyon odası kurulması da masaya yatırıldı. Bu mekanizmanın, Suriye'de Türkiye'nin dahil olabileceği olası çatışmaları önlemeyi amaçladığı belirtildi.
Şam'dan Egemenlik Vurgusu ve Golan Şartları
Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada İsrail'e güvenmediklerini ifade etti. Şeybani, 18 Ağustos saldırısından önce İsrail'e Ebu Zuhur Hava Üssü'nün bir Türk üssü olmayacağı mesajının iletildiğini ancak İsrail'in yine de üssü vurduğunu belirtti.
Görüşmede, Suriye'nin egemen bir devlet olduğu ve ulusal ordusunu yeniden inşa etme, geliştirme, ittifaklarını ve ortaklıklarını belirleme hakkının tam olduğu teyit edildi. Suriye'nin bu egemen hakları kısıtlayacak herhangi bir düzenlemeyi veya mekanizmayı kabul etmeyeceği vurgulandı.
Şam yönetimi, işgal altındaki Golan'ın Suriye toprağı olduğu yönündeki tutumunu yineledi. Golan'ın nihai statüsünün tartışılması için henüz erken olduğu, doğrudan önceliğin İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 öncesi hatlara çekilmesi ve 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın tam olarak uygulanması olduğu kaydedildi.