Üsküdar Belediyesi'nde yaşanan başkanlık seçimi sonrası yönetimin AK Parti'ye geçmesi büyük yankı uyandırdı. Özgür Çelik, bu süreçte meclis üyelerine yönelik yargı baskısı, tutuklama tehditleri ve çeşitli vaatlerin devreye sokulduğunu iddia etti.
Üsküdar Belediyesi'nde yaşanan başkanlık seçimi, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in sert iddialarıyla Türkiye gündemine oturdu. Çelik, süreci 'Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçecek bir gün' olarak nitelendirirken, seçimi AK Parti'nin değil, Kartal Adliyesi'ndeki savcıların ve İstanbul Valisi Davut Gül'ün kazandığını öne sürdü. İddialara göre, 5 Ağustos'ta yapılan ilk seçimde Sibel Tan Çetinkaya'nın belediye başkanı seçilmesine rağmen, yargı eliyle haksız bir şekilde seçimin iptal edildiği belirtildi.
Meclis Üyelerine Yönelik Baskı ve Vaat İddiaları
Özgür Çelik, ilk operasyonun gerçekleştiği günden birinci başkanvekili seçimine kadar geçen sürede meclis üyeleri üzerinde yargı baskısı kurulduğunu iddia etti. İki meclis üyesinin tutuklandığı ve toplamda dört üyenin baskı altına alındığı belirtildi. Bu üyelerden Ahmet Başbaydar'a, oğlunun terör örgütünden aldığı ceza nedeniyle İngiltere'den 15 yıldır Türkiye'ye dönemeyen oğlunu geri getirme sözü verildiği ve bu vaat karşılığında AK Parti'ye oy verdiği ileri sürüldü.
Bir diğer isim olan Hüseyin Kazan'ın oğlunun ise birinci seçimden kısa bir süre önce cezaevinde olduğu ve oy vermesi koşuluyla tahliye edildiği iddialar arasında yer aldı. Ayhan Aydın isimli meclis üyesinin ise rozetini taktıktan sonra savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiğini, engelli çocuğu ve eşi olduğu için teslim olmak zorunda kaldığını gözyaşları içinde anlattığı belirtildi. Çelik, bu uygulamayı gerçekleştirenlerin insanlık onurunu ayaklar altına aldığını ifade etti.
Tahsin Usta hakkında ise 500 bin dolar karşılığında veya parayla makam teklifiyle teslim olduğu iddiaları dile getirildi. Usta'nın Afrika'dan gelen kardeşinin kendisini bu işi yapmaması konusunda uyardığı belirtildi. Ayrıca, bu meclis üyelerinin dört gün boyunca şehir dışında bir kampta tutulduğu, işin içinde savcılar, vali ve devletin polislerinin de olduğu öne sürüldü. Onur Bayav isimli bir diğer meclis üyesinin patronunun da savcılığa çağrılıp tehdit edildiğinin meclis üyeleri arasında konuşulduğu iddia edildi.
Valilik ve Seçim Sürecindeki Tartışmalar
Özgür Çelik, İstanbul Valiliği'nin seçim günü belediye binasını 360 derecelik bariyerlerle abluka altına aldığını ve gazetecilerin belediyeye alınmadığını belirtti. Çelik, İstanbul Valisi Davut Gül'ün seçimi erken saate koyarak AK Parti'ye avantaj sağlamaya çalıştığını iddia etti. Ayrıca, Davut Gül'ün 'Grubu olmayan partiler binadan içeriye giremez' şeklinde bir yazı yayınladığı ve bu durum üzerine CHP'nin grup kurarak dilekçeyi valiliğe gönderdiği ancak buna rağmen engellemelerin devam ettiği vurgulandı.