YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 15 ili kapsayan 'Ailem Güvende' operasyonlarını eleştirerek, bu adımların hukukun dışına çıktığını ve siyasal nitelik taşıdığını savundu.
Türkiye genelinde 15 ili kapsayan ve 'Ailem Güvende' adıyla yürütülen operasyonlar, siyaset ve sivil toplum çevrelerinden sert tepkilerle karşılaşıyor. YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, operasyonları 'hukuk dışı bir saldırı' olarak nitelendirerek, adımların hukuki sınırların dışına çıktığını ve siyasal bir nitelik taşıdığını belirtti.
İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen bu operasyonlar kapsamında Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamasına göre 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldı. Tanrıkulu, operasyonların Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinde yer alan suçlarla mücadele gerekçesiyle yürütüldüğü iddialarına rağmen, 9 derneğin aynı anda hedef alınmasının ve geniş çaplı erişim engellerinin tekil suç soruşturması kapsamında değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
Milletvekili Tanrıkulu, kimlik, yönelim ve bu çerçevedeki örgütlenme ile hak savunuculuğunun Anayasa, taraf olunan uluslararası sözleşmeler ve yüksek yargı kararlarıyla güvence altına alındığını hatırlattı. Yaşanan süreçlerin demokrasiye ve hukuk ilkelerine aykırı olduğunu dile getiren Tanrıkulu, bu durumun bireysel suçla mücadeleden ziyade siyasal bir amaç taşıdığını savundu.
Sivil Toplum Kuruluşlarından Ortak Tepki
Operasyonlara Türkiye'den gelen önemli tepkilerden biri de Türk Tabipleri Birliği'nden (TTB) geldi. TTB, 'Ailem Güvende' operasyonunun insan hakları ihlali olduğunu belirterek, ayrımcı politikalara son verilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, operasyonlarda onlarca insanın gözaltına alındığına ve cinsiyet kimliği ile cinsel yönelimin suç gibi gösterildiğine dikkat çekildi.
TTB, LGBTİ+ bireylerin ayrımcılık nedeniyle yaşadıkları hak ihlalleri ortadayken, hak savunucusu derneklerin ve yöneticilerinin suçlu gibi damgalanmasının, insanların gece evlerinin basılıp gözaltına alınmasının, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim sınırlaması getirilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Birlik, 'kendinden olmayana yönelik dayatıcı tutumun, sonucu öngörülemeyecek baskı ve suç davranışlarına da kapı açacağı' uyarısında bulundu.
LGBTİ+ Kuruluşlarından Eleştirel Yaklaşım
Operasyonların hedefindeki LGBTİ+ kuruluşları da ortak bir açıklama yaparak duruma tepki gösterdi. Dernekler, 'Ailem Güvende' adının kullanılmasını eleştirerek, 'Bir LGBTİ+ derneğinin kapısına polis dayandığında, bir hak savunucusu gece evinden alındığında, bir dayanışma kanalına erişim engellendiğinde hangi aile güvenceye alınmış oluyor?' sorusunu yöneltti.
Açıklamada, LGBTİ+ bireylerin toplumun dışında konumlandırılamayacağına dikkat çekilerek, 'Bizler o ailelerin çocukları, kardeşleri, ebeveynleri ve yakınlarıyız. Ailelerimizle birlikte yaşıyoruz; bazen ailelerimiz tarafından destekleniyor, bazen onların içinde şiddete uğruyoruz' ifadelerine yer verildi. Dernekler, operasyonların temel haklar açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu vurguladı.