Goldman Sachs, 7 Ekim tarihli değerlendirmesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Ekim ayındaki toplantısında faiz oranlarında değişikliğe gitmeyeceğini öngörüyor. Kurum, hanehalkı ve piyasa enflasyon beklentilerindeki yükseliş ile 300 baz puanlık fiili indirimin ardından hızlanan rezerv kayıplarını bu öngörüsüne gerekçe gösteriyor.
Uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Ekim ayında yapacağı faiz toplantısına ilişkin piyasa beklentilerinden farklı bir analiz sundu. Clemens Grafe ve Başak Edizgil imzalı 7 Ekim tarihli değerlendirmede, piyasanın bu ayki toplantıda faiz indirimi beklediği ancak Goldman Sachs'ın bu görüşe katılmadığı belirtildi. Kurum, TCMB'nin faiz oranlarında bir değişikliğe gitmeyeceğini öngörüyor.
Goldman Sachs, 23 Ağustos'ta repo penceresinin yeniden açılarak TL gecelik referans faiz oranının fiilen 300 baz puan düşürülmesinin hem kendileri hem de piyasa açısından sürpriz olduğunu ifade etti. Banka, TCMB'nin bu hamleyi bir faiz indirimi döngüsünün başlangıcı olarak değil, operasyonel çerçevenin normalleştirilmesi olarak tanımladığını hatırlatırken, piyasanın 22 Ekim'deki toplantıdan indirim beklentisini koruduğuna dikkat çekti.
Enflasyon Beklentileri ve Rezerv Kayıpları Endişesi
Goldman Sachs ekonomistleri, faiz indirimi konusunda temkinli olmalarının temel nedenleri arasında enflasyon görünümünü ve rezervlerdeki gelişmeleri gösterdi. Hanehalkının enflasyon beklentileri bir miktar gerilemiş olsa da son dönemde yeniden yükseldiği, piyasa katılımcılarının beklentilerinin ise İran savaşı öncesindeki seviyelerin üzerinde kalmaya devam ettiği vurgulandı.
Merkez Bankası'nın Enflasyon Raporu'nda da belirtildiği üzere, ana eğilim enflasyonunun enerji fiyatlarındaki şok öncesindeki seyre daha yeni geri dönebildiği ifade edildi. Kurum, gevşeme döngüsünün başlaması için henüz erken olduğu görüşünü koruyor.
Türk Lirası Üzerindeki Baskı ve Getiri Eğrisi İşaretleri
Daha da önemlisi olarak nitelendirilen bir diğer gelişme ise, fiili 300 baz puanlık indirimin ardından rezerv kayıplarının hızlanması oldu. Goldman Sachs, bu durumun, bir gevşeme döngüsünün başlayacağını fiyatlayan ancak aynı zamanda bu döngünün kısa ömürlü olacağına işaret eden getiri eğrisinin şekliyle uyumlu olduğunu belirtti.
Ayrıca, offshore piyasa fiyatlamalarının, Türk lirası üzerinde ilerleyen dönemde kayda değer değer kaybı baskısına işaret ettiği kaydedildi. Bu durum, faiz indirimlerinin fiyatlandığı ancak gevşeme sürecinin kısa ömürlü olabileceğine dair piyasa algısını güçlendiriyor.
Yabancı Yatırımcıların Temkinli Duruşu ve Artan Riskler
Yabancıların tahvil işlemleri de yatırımcıların gevşeme görünümüne güçlü biçimde inandığına dair çok az kanıt sunuyor. Yerleşik olmayan yatırımcılar, getiri eğrisinde fiyatlanan faiz indirimlerine rağmen pozisyonlarını kayda değer ölçüde artırmadı.
Goldman Sachs, TCMB'nin faiz kararına ilişkin tahminindeki risklerin arttığına da dikkat çekti. Bu faktörler, bankanın Ekim ayında faiz indirimi beklemediği yönündeki öngörüsünü destekleyen önemli göstergeler olarak öne çıkıyor.