Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye'de enflasyonun kalıcı olmasının teknik bir yetersizlikten ziyade, büyümeden vazgeçilemeyen bilinçli bir siyasi tercih olduğunu vurguladı. Eğilmez, siyasetin teknik ayrıntılara karışmasının enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını ifade etti.
Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye'de enflasyonun kamuoyuna açıklanabildiğini ancak büyümeden vazgeçilmesiyle ortaya çıkacak işsizliğin anlatılmasının zor olduğunu belirtti. Eğilmez, düşük enflasyon hedeflerinin, mevcut siyasal ve ekonomik tercihler değişmeden gerçekçi olmadığını ifade etti. Türkiye'de enflasyonun kalıcı olmasının nedeni teknik bir yetersizlik değil; büyümeden ve onun yarattığı sanal refahtan vazgeçilemeyen bilinçli bir siyasal tercihtir.
Enflasyon ve Büyüme Tanımları
Enflasyon, bir aydan diğerine fiyatlar genel düzeyindeki artış eğilimidir. En çok kullanılan endeks tüketici fiyatlarına dayalı TÜFE'dir ve bu endeksin ortaya koyduğu enflasyona manşet enflasyon denir. Büyüme ise bir ekonominin bir çeyrekten sonrakine reel olarak (enflasyondan arındırılmış fiyatlarla) ne kadar büyüdüğünü ortaya koyan bir göstergedir.
Türkiye, yaklaşık yarım yüzyıldır, dönemsel sapmalar dışında, enflasyonla ve onun beslediği tüketim artışıyla büyüyen bir ekonomik modeli bilinçli olarak uygulamaktadır. Bu modelin en uzun süreli istisnası 2008-2016 arası dönem olarak kaydedilmiştir.
Son Dönem Ekonomik Gelişmeleri
Ekonomi, 2020 yılında pandemideki köşeye bir yıl sonrasında sert bir çıkışla yanıt vermiştir. Ancak aynı dönemde, kredi genişlemesi ve tüketim artışıyla enflasyon artışının da tohumları ekilmiştir. 2021 yılsonunda yükselen enflasyona karşın başlayan faiz indirimleri enflasyonu rekor düzeylere çıkarırken, büyüme de potansiyel büyüme (yüzde 5) ortalaması dolayında kalmaya devam etmiştir.
Yapılan analizlere göre, kırıklı trend çizgileri, büyümenin ivme kaybetmesine karşın potansiyel seviyesinde kaldığını, buna karşılık enflasyonun artış eğilimini sürdürdüğünü göstermektedir.
Siyasi Tercihin Ekonomik Sonuçları
Türkiye'de enflasyonu belirli bir oranın altına düşürmek teknisyenlerin ne kadar arzuladığı bir hedef olsa da, siyasetçinin pek işine gelmemektedir. Çünkü verimliliği artırmak, teknolojiyi yükseltmek ya da dünya çapında markalar yaratmak zor ve zahmetli yollardır. Türk siyasetçisi, enflasyonu halka bir şekilde anlatabilse de ekonomik küçülmenin yaratacağı işsizlik artışını anlatabilmesinin çok zor olduğunun bilincindedir.
Öte yandan, yüksek enflasyon, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'yı ve dolayısıyla kişi başına geliri, gerçekte olması gerekenden daha yüksek göstermek suretiyle siyasetçiye övünme olanağı da yaratmaktadır. Sonuç olarak, Türkiye'de enflasyonun yüzde 5'lere düşmesi ve bu düzeyde kalması, mevcut siyasi tercihlerle gerçekçi görünmemektedir.